Skip to main content

Temmuz 2026 Denizcilik Gelişmeleri

Temmuz 2026, denizcilik sektöründe hem Türkiye hem de küresel ölçekte güvenlik, liman performansı, kabotaj, gemi trafik yönetimi, otonom gemiler ve düşük karbonlu denizcilik başlıklarının öne çıktığı bir ay oldu.

Türkiye’de Temmuz ayı gündeminde yılın ilk yarısına ilişkin liman istatistikleri, Kabotaj Kanunu’nun 100. yılı, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi ve Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi dikkat çekti. Küresel ölçekte ise Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki güvenlik riskleri, denizcilerin korunması, IMO Konseyi kararları, MASS Code’un yürürlüğe girmesi ve alternatif deniz yakıtlarına yönelik çalışmalar öne çıktı.

Yayın tarihi itibarıyla Temmuz 2026’ya ait yük, konteyner ve gemi istatistikleri resmî veri sayfalarında henüz yayımlanmadığından, bu yazıda Temmuz ayında yayımlanan Haziran 2026 resmî verileri ve Temmuz 2026 tarihli güncel açıklamalar esas alınmıştır. [1] [2]

Ulusal Denizcilik Gelişmeleri

Temmuz ayında Türkiye denizcilik sektörü açısından limanların yılın ilk yarısındaki performansı, kabotaj taşımacılığı, Türkiye Denizcilik Zirvesi ve Doğu Akdeniz’de gemi trafik yönetimi öne çıktı. Bu başlıklar, Türkiye’nin denizyolu taşımacılığında yalnızca yük elleçleme kapasitesiyle değil; deniz emniyeti, yolcu taşımacılığı, tersane gücü, liman bağlantıları ve uluslararası denizcilik diplomasisiyle de gündemde olduğunu gösterdi.

Türkiye Limanları İlk Yarıyı Artışla Kapattı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Temmuz ayında açıklanan verilere göre, Türkiye limanlarında Ocak-Haziran 2026 döneminde elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 artarak 279 milyon 112 bin 301 tona ulaştı. Aynı dönemde konteyner elleçleme miktarı ise yüzde 1,3 artışla 7 milyon 24 bin 951 TEU olarak gerçekleşti. [2]

Haziran ayında limanlarda 46 milyon 915 bin 913 ton yük elleçlendi. Yurt dışı yük taşımaları ise 2025 yılının aynı ayına göre yüzde 1,1 artarak 33 milyon 828 bin 104 ton oldu. Haziran ayında limanlarda elleçlenen konteyner miktarı 1 milyon 195 bin 392 TEU’ya ulaştı. [2]

Bu veriler, Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik gerilim ve küresel lojistik belirsizliklere rağmen Türkiye limanlarının yılın ilk yarısında büyümesini sürdürdüğünü gösteriyor. Özellikle konteyner hacmindeki artış, Türkiye’nin bölgesel ticaret, transit taşımacılık ve liman bağlantılı lojistikte güçlü konumunu koruduğunu ortaya koyuyor.

Kocaeli, Aliağa ve İskenderun Yük Elleçlemede Öne Çıktı

Haziran 2026’da bölge liman başkanlıkları bazında en fazla yük elleçlemesi 7 milyon 606 bin 240 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarındaki liman tesislerinde gerçekleşti. Kocaeli’ni 7 milyon 573 bin 818 ton ile Aliağa ve 5 milyon 442 bin 739 ton ile İskenderun takip etti. [2]

Bu üç bölge, Türkiye’nin sanayi üretimi, enerji lojistiği, ihracat yükleri, hammadde taşımacılığı ve transit ticaret açısından en kritik deniz ticareti merkezleri arasında yer alıyor. Kocaeli, Marmara Bölgesi’ndeki sanayi yoğunluğu ve dış ticaret bağlantılarıyla; Aliağa enerji ve sanayi terminalleriyle; İskenderun ise Doğu Akdeniz’deki stratejik konumuyla öne çıkıyor.

Haziran ayında deniz yoluyla yapılan transit yük taşımaları 6 milyon 399 bin 10 ton, kabotajda taşınan yük miktarı ise 6 milyon 688 bin 799 ton olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, Türkiye limanlarının hem uluslararası taşımacılık hem de iç hat deniz taşımacılığı açısından çok yönlü bir operasyon hacmine sahip olduğunu gösteriyor. [2]

Kabotaj Kanunu’nun 100. Yılı Denizcilik Gündeminin Merkezindeydi

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, 2026 yılında Kabotaj Kanunu’nun 100. yılı olması nedeniyle daha özel bir anlam taşıdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı açıklamalarında, kabotaj hakkının Türkiye’nin denizlerdeki egemenliği, deniz ticareti ve ulusal denizcilik kapasitesi açısından temel dönüm noktalarından biri olduğu vurgulandı. [3] [4]

Bakanlık verilerine göre Türkiye; 218 liman tesisi, 85 faal tersane, 181 tekne imal ve çekek yeri, 65 yat limanı, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 400 balıkçı barınağı, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisiyle denizcilikte geniş bir kapasiteye sahip. [3] [4]

Ayrıca Türk sahipli deniz ticaret filosunun 1 Ocak 2026 itibarıyla 2.234 gemi ve 51,8 milyon DWT kapasiteye ulaştığı açıklandı. Bu tablo, Türkiye’nin denizcilik alanında sadece liman işletmeciliğiyle değil; filo, tersane, yat limanı, gemi geri dönüşüm ve insan kaynağı kapasitesiyle de değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. [3] [4]

Kabotaj Hatlarında 120 Milyon Yolcu Hedefi Açıklandı

Temmuz ayındaki açıklamalarda kabotaj hatlarında yolcu ve araç taşımacılığına ilişkin hedefler de öne çıktı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 2025 yılında kabotaj hatlarında yaklaşık 119 milyon yolcu ve 9 milyon 600 bin aracın taşındığını, 2026 yılında ise 120 milyon yolcu ve 10 milyon aracın aşılmasının öngörüldüğünü açıkladı. [4]

Bu hedef, denizyolu yolcu taşımacılığının Türkiye’de günlük ulaşım, turizm, bölgesel bağlantı ve şehir içi hareketlilik açısından önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Marmara, Ege ve Akdeniz hattındaki yolcu ve araç taşımacılığı; kara trafiğinin azaltılması, alternatif ulaşım olanaklarının güçlendirilmesi ve bölgesel turizmin desteklenmesi açısından stratejik değer taşıyor.

Kabotaj taşımacılığı, yalnızca ticari yük hareketleriyle sınırlı değildir. Yolcu gemileri, feribotlar, Ro-Ro hatları, ticari yatlar ve iç hat deniz taşımacılığı da Türkiye’nin denizcilik ekosisteminin önemli parçaları arasında yer alıyor.

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi İstanbul’da Düzenlendi

  1. Türkiye Denizcilik Zirvesi, 2-3 Temmuz 2026 tarihlerinde İstanbul’daki Tersane İstanbul Kompleksi’nde gerçekleştirildi. Zirvede deniz taşımacılığının geliştirilmesi, liman yönetimi, lojistik sektörü, bölgesel ulaştırma koridorları ve küresel deniz ticaretine ilişkin güncel başlıklar ele alındı. [5]

Zirveye farklı ülkelerden ilgili bakanlık ve kurum temsilcileri, uluslararası kuruluşların yetkilileri, IMO Genel Sekreteri ve denizcilik ile lojistik sektörlerinin temsilcileri katıldı. Bu yönüyle etkinlik, Türkiye’nin denizcilik alanındaki uluslararası görünürlüğünü artıran önemli platformlardan biri oldu. [5]

Zirvede Hazar Denizi, Orta Koridor, transit taşımacılık, liman işletmeciliği ve bölgesel ulaştırma bağlantıları da gündeme geldi. Bu başlıklar, denizcilik sektörünün artık yalnızca liman ve gemi operasyonlarıyla değil; uluslararası koridorlar, enerji hatları, demiryolu bağlantıları ve lojistik entegrasyonla birlikte ele alındığını gösteriyor.

Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Hizmete Açıldı

Temmuz ayında ulusal deniz emniyeti açısından en önemli gelişmelerden biri, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi’nin hizmete açılması oldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı açıklamasına göre sistem, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz sınırlarında güvenliği sağlamak amacıyla hayata geçirildi. [6]

Bakanlık, Türkiye’nin denizleri COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi, gelişmiş haberleşme sistemleri, Otomatik Tanımlama Sistemleri ve Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri ile izlediğini ve yönettiğini belirtti. Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi’nin 2003’te kurulduğu, 2020’de modernize edildiği ve boğazlardan geçen yaklaşık 80 bin geminin anlık olarak izlendiği açıklandı. [6]

Doğu Akdeniz projesi kapsamında Gazimağusa’da Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi kuruldu; Dipkarpaz, Sadrazamköy ve Çayırova’daki insansız Trafik Gözetleme İstasyonları tamamlandı. Bu sistem, Doğu Akdeniz’de seyir, can, mal ve çevre emniyetinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. [6]

Küresel Denizcilik Gelişmeleri

Temmuz 2026’da küresel denizcilik gündemi, güvenli geçiş, kritik deniz yollarının korunması, denizcilerin güvenliği, otonom gemiler ve düşük karbonlu denizcilik çalışmaları etrafında şekillendi. Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi gibi kritik bölgelerde yaşanan gelişmeler, deniz ticaretinde güvenlik risklerinin operasyonel ve finansal etkilerini yeniden gündeme taşıdı.

IMO Konseyi Kritik Deniz Yollarının Korunmasını Gündeme Aldı

IMO Konseyi’nin 137. oturumu 6-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirildi. Konsey, uluslararası hukuka uygun şekilde seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin korunmasının önemini yeniden teyit etti. [7]

Konsey kararlarında, uluslararası seyrüseferde kullanılan boğazlardan geçiş hakkının tehdit edilmemesi, engellenmemesi, askıya alınmaması veya kısıtlanmaması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Hürmüz Boğazı çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırılar kınandı ve bölgede gerilimin düşürülmesi çağrısı yapıldı. [7]

Bu karar, kritik deniz yollarının küresel tedarik zinciri açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. Hürmüz, Kızıldeniz, Süveyş, Malakka ve Türk Boğazları gibi geçiş noktalarında yaşanabilecek aksaklıklar; rota planlaması, navlun, sigorta, yakıt tüketimi ve tedarik süreleri üzerinde doğrudan etkili olabiliyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki Saldırılar Denizcilerin Güvenliğini Öne Çıkardı

IMO Genel Sekreteri, 8 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik yeni saldırıları kınadı. Açıklamada, Orta Doğu’daki çatışmanın başlangıcından bu yana Basra Körfezi’nde yüzlerce gemi ve yaklaşık 6 bin denizcinin mahsur kaldığı belirtildi. [8]

IMO, sefer güvenliği ve mürettebat emniyeti garanti altına alınmadan gemilerin riskli bölgeden geçişe zorlanmaması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, denizcilikte operasyonel kararların yalnızca ticari maliyet veya rota verimliliği üzerinden değil; denizcilerin yaşam güvenliği ve psikolojik dayanıklılığı üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. [8]

Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarındaki riskler, deniz taşımacılığı için yalnızca bölgesel bir güvenlik konusu değildir. Bu tür krizler enerji arzı, sigorta maliyetleri, yakıt fiyatları, liman beklemeleri ve küresel tedarik zinciri sürekliliği üzerinde geniş etkiler yaratabilir.

Kızıldeniz’deki Saldırılar Tedarik Zinciri Risklerini Artırdı

23 Temmuz 2026’da IMO, Kızıldeniz’de uluslararası deniz taşımacılığına yönelik yeni saldırıları kınayan bir açıklama yayımladı. Açıklamada Kızıldeniz’in uluslararası ticaret için kritik bir deniz koridoru olduğu, saldırıların denizcilerin hayatını tehlikeye attığı, deniz çevresini tehdit ettiği ve küresel tedarik zincirlerinin istikrarını zayıflattığı belirtildi. [9]

IMO, gemi işletmecilerinin bölgeden geçiş planlaması yapmadan önce kapsamlı risk değerlendirmesi yapması gerektiğini vurguladı. Ayrıca çatışma ve istikrarsızlık durumlarında denizcilerin hedef hâline getirilmemesi gerektiği ifade edildi. [9]

Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattı, Avrupa-Asya ticareti açısından en önemli güzergâhlardan biridir. Bu hattaki güvenlik riskleri, gemilerin alternatif rotalara yönelmesine, sefer sürelerinin uzamasına, yakıt tüketiminin artmasına ve navlun maliyetlerinin yükselmesine neden olabilir.

Korsanlık ve Silahlı Soygun Tehdidi Yeniden Gündemde

Temmuz ayında IMO, Somali açıkları, Kızıldeniz ve Aden Körfezi bölgesinde korsanlık ve silahlı soygun tehdidine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. IMO verilerine göre son üç ayda bölgede gemilere yönelik 24 teşebbüs veya gerçekleşmiş korsanlık ve silahlı soygun olayı kaydedildi. Ayrıca 44 denizcinin korsanlar tarafından alıkonulduğu açıklandı. [10]

IMO, bu olayların denizcilikte korsanlık tehdidinin ortadan kalkmadığını ve koordineli güvenlik önlemlerinin hâlâ gerekli olduğunu gösterdiğini belirtti. Açıklamada, gemi sahipleri ve işletmecilerinin bölgeden geçişlerde risk değerlendirmesi yapmaları ve deniz güvenliği için en iyi uygulamaları hayata geçirmeleri gerektiği vurgulandı. [10]

Bu gelişme, denizcilikte güvenlik risklerinin yalnızca devletler arası gerilimlerden kaynaklanmadığını; korsanlık, silahlı soygun, mürettebat kaçırma ve bölgesel istikrarsızlık gibi tehditlerin de operasyon planlamasında dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.

MASS Code 1 Temmuz 2026’da Yürürlüğe Girdi

Otonom gemilere ilişkin IMO MASS Code, 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. IMO, bu kodu Mayıs 2026’da kabul etmiş ve otonom suüstü gemilerinin güvenli şekilde denizcilik sistemine entegre edilmesi için önemli bir düzenleyici adım olarak duyurmuştu. [11]

MASS Code, uzaktan kumandalı veya otonom ticari gemilerin güvenli operasyonuna yönelik ilk küresel çerçevelerden biri olarak öne çıkıyor. Kod, ilk aşamada bağlayıcı olmayan bir yapı sunsa da gelecekte zorunlu düzenlemelere temel oluşturması bekleniyor. [11]

Bu gelişme, denizcilikte dijitalleşme, uzaktan operasyon merkezleri, siber güvenlik, elektronik seyir sistemleri, gemi kaptanının sorumluluğu ve deniz hukuku gibi birçok başlığın yeniden değerlendirilmesini gerektirecek. Otonom gemiler, sektörün teknolojik dönüşümünde önemli bir aşamayı temsil ediyor.

Alternatif Deniz Yakıtları İçin Yeni Rehber Yayımlandı

IMO GreenVoyage2050 Low Carbon GIA, Temmuz ayında alternatif deniz yakıtı üreticileri ve proje geliştiricileri için yeni bir rehber yayımladı. Rehber, sıfır ve sıfıra yakın sera gazı emisyonlu deniz yakıtlarının geliştirilmesini hızlandırmayı ve yatırımcı güvenini artırmayı hedefliyor. [12]

Rehberde yakıt projesinin genel yapısı, proje uygulama aşaması, teknik fizibilite, sürdürülebilirlik ve düzenleyici uyum ile ticari fizibilite gibi başlıklar ele alınıyor. Bu yaklaşım, alternatif yakıt projelerinin yalnızca teknik olarak değil; finansal, çevresel ve mevzuata uyum boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. [12]

Düşük karbonlu denizcilik hedeflerine ulaşmak için alternatif yakıt altyapısının gelişmesi kritik önem taşıyor. Ancak bu dönüşüm yalnızca yakıt üreticileriyle sınırlı değildir. Limanlar, bunker tedarikçileri, gemi sahipleri, kiracılar, finans kuruluşları ve düzenleyici kurumlar da bu sürecin doğrudan paydaşlarıdır.

Temmuz 2026’nın Denizcilik Sektörü İçin Anlamı

Temmuz 2026 gelişmeleri, denizcilikte güvenlik, dijitalleşme, ulusal kapasite ve çevresel dönüşümün aynı anda ilerlediğini gösterdi. Türkiye açısından yılın ilk yarısındaki liman performansı, kabotajın 100. yılı, deniz trafik yönetimi ve uluslararası zirve gündemi öne çıkarken; küresel ölçekte güvenli geçiş ve denizcilerin korunması sektörün en kritik başlıkları arasında yer aldı.

Liman Performansı Jeopolitik Risklere Rağmen Güçlü Kaldı

Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz ve küresel lojistik belirsizliklere rağmen Türkiye limanlarının yılın ilk yarısında artış göstermesi, operasyonel dayanıklılık açısından olumlu bir işaret verdi. Limanların güçlü performansı, Türkiye’nin bölgesel lojistik ve deniz ticareti içindeki konumunu desteklemeye devam ediyor.

Kabotajın 100. Yılı Denizcilik Vizyonunu Öne Çıkardı

Kabotaj Kanunu’nun 100. yılı, Türkiye’nin denizlerdeki ulusal yetkinliği ve deniz ticaretindeki bağımsızlığı açısından sembolik bir dönüm noktası oldu. Bu dönemde yapılan açıklamalar, Türkiye’nin denizcilik hedeflerini liman, filo, tersane, yat limanı, Ro-Ro, kruvaziyer ve gemi trafik yönetimi gibi çok boyutlu bir yapı içinde ele aldığını gösterdi.

Deniz Trafik Yönetimi Stratejik Bir Güvenlik Alanı Hâline Geliyor

Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi’nin hizmete açılması, deniz trafik yönetiminin yalnızca operasyonel bir takip sistemi olmadığını; seyir emniyeti, çevre güvenliği, arama kurtarma, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik açısından stratejik bir altyapı olduğunu gösterdi.

Küresel Güvenlik Riskleri Operasyon Planlamasını Zorlaştırıyor

Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde yaşanan gelişmeler, gemi işletmecileri için rota planlaması, sigorta, yakıt tüketimi, mürettebat güvenliği ve tedarik zinciri sürekliliğini daha karmaşık hâle getiriyor. Bu nedenle risk yönetimi, 2026’nın ikinci yarısında denizcilik operasyonlarının en önemli unsurlarından biri olmaya devam edecek.

Otonom Gemiler ve Alternatif Yakıtlar Geleceğin Operasyonlarını Şekillendiriyor

MASS Code’un yürürlüğe girmesi ve alternatif deniz yakıtlarına yönelik yeni rehber, denizcilik sektöründe teknoloji ve sürdürülebilirlik dönüşümünün hızlandığını gösteriyor. Otonom gemiler, dijital operasyonlar ve düşük karbonlu yakıtlar, önümüzdeki yıllarda hem regülasyon hem de yatırım kararları üzerinde daha fazla etkili olacak.

Sonuç

Temmuz 2026 denizcilik gelişmeleri, sektörün aynı anda hem geleneksel operasyonel kapasitesini güçlendirdiğini hem de yeni nesil regülasyon ve teknolojilere hazırlandığını gösterdi. Türkiye’de limanların ilk yarı performansı, Kabotaj Kanunu’nun 100. yılı, Türkiye Denizcilik Zirvesi ve Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi güçlü bir ulusal gündem oluşturdu.

Küresel ölçekte ise Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde yaşanan güvenlik riskleri, denizcilikte güvenli geçiş ve mürettebat emniyetinin her zamankinden daha önemli olduğunu ortaya koydu. MASS Code’un yürürlüğe girmesi ve alternatif deniz yakıtları alanındaki çalışmalar ise sektörün geleceğinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliğin belirleyici olacağını gösterdi.

2026’nın ikinci yarısında denizcilik sektörü için liman performansı, deniz trafik yönetimi, güvenli geçiş, otonom gemiler, alternatif yakıtlar, kabotaj taşımacılığı, liman bağlantılı lojistik yatırımlar ve mürettebat güvenliği yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer almaya devam edecek.

Kaynakça

[1] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Aylık Yayınlar, Haziran 2026 Yük ve Konteyner İstatistikleri, 13 Temmuz 2026.

[2] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, “Hürmüz Krizine Rağmen Türk Limanları İlk Yarıyı Artışla Kapattı”, Temmuz 2026.

[3] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, “Kabotajda Yeni Yüzyılın Rotası: Türkiye Yüzyılı”, 02 Temmuz 2026.

[4] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, “Kabotajın 100. Yılında 120 Milyon Yolcu Hedefi”, Temmuz 2026.

[5] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, “5. Türkiye Denizcilik Zirvesi İstanbul’da Düzenlendi”, 02-03 Temmuz 2026.

[6] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, “Mavi Vatan’da Türkiye’nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı”, 20 Temmuz 2026.

[7] International Maritime Organization, “IMO Council reaffirms commitment to protecting vital shipping lanes”, 13 July 2026.

[8] International Maritime Organization, “IMO Secretary-General condemns new attacks on ships in the Strait of Hormuz”, 08 July 2026.

[9] International Maritime Organization, “Statement on recent attacks on ships in the Red Sea”, 23 July 2026.

[10] International Maritime Organization, “IMO Secretary-General calls for urgent release of 44 seafarers held by pirates”, July 2026.

[11] International Maritime Organization, “Autonomous Shipping (MASS)”, MASS Code effective from 1 July 2026.

[12] IMO GreenVoyage2050, “GreenVoyage2050 Low Carbon GIA launches guide for alternative marine fuel producers”, 29 July 2026.

Close Menu

Pars Shipping

TCDD Haydarpaşa Limanı A Kapısı,
Harem Sahilyolu, 30-8,
Selimiye, Üsküdar, İstanbul

+90 216 446 11 15

info [at] parsshippingagency.com